UYDU NASIL ÇALIŞIR
1960 yıllarına kadar uzak yerlerle haberleşme, ya kabloyla ya da atmosferin iyonlaşmış (elektrik yüklü) tabakalarından RADYO dalgalarının yansımasıyla gerçekleştirilebiliyordu. Kablolarda hat sayısı sınırlıydı: iyonosferden yansımalarla sağlanan haberleşmeyse. düşük nitelikli olmakta ve sık sık kesilmekteydi.
Dünya çevresinde yörüngeye oturtulacak uydulardan haberleşmede yararlanma düşüncesi, ilk olarak 1945 yılında ortaya atıldı. Bu tür bir uydu, herhangi bir zamanda, dünyanın büyük bir bölümünden görülebilir (uydu ne kadar yüksekteyse onu gören alan o kadar genişler) ve kablolar gibi iki istasyon yerine, pek çok istasyon arasında bağlantı sağlar. Haberleşme uydularını yörüngeye yerleştirme teknikleri, öteki türlerde (Bk. UYDU, YAPAY) kullanılanların aynıdır. Uydu önce alçak bir dairesel yörüngeye ateşlenir, sonra daha yüksek, elips biçimli ikinci yörüngeye sokulur. Dikkatle seçilen bir anda, Dünya'dan en uzak olduğu noktada yeröte (apoje) motoru ateşlenerek, ikinci yörünge, daire biçimine sokulur.

Uydu çeşitleri: Yörüngeye sokulan ilk büyük haberleşme uydusu. 1960'da fırlatılan Echo l'dir. Echo 1 yalnızca sinyal yansıtan pasif bir uyduydu, üstünde elektronik aygıtlar yoktu. Araç (ve 1964'te fırlatılan Echo 2), Dünya'dan 1 600 km yüksekteki bir yörüngede dolaşan, alüminyum kaplı, 30 m çaplı bil Mylar balonuydu. Tıpkı çelik ya da cam bir kürenin çevresinde geniş açılı bir yansıma oluşturması gibi, Echo da, üstüne yollanan herhangi bir sinyali, zayıf da olsa yansıtmaktaydı. Yalınlıklarının sağladığı üstünlüğe karşılık, güç kaynağı sorunu ve uzay cisimcikleri tarafından zamanla bozulup zedelenmeleri, pasif uyduların değerini sınırladığından, bunlar artık kullanılmamaktadır.
Aktif uydular ise, kuvvetlendirici ya da yinele-yici istasyonlardır. Bunlar yer istasyonlarından gelen sinyalleri alır, kuvvetlendirir, sonra yeniden yer istasyonlarına gönderirler. Bu sistem çok kullanışlıdır. Televizyon yayınları, ancak bu tür uydularla gerçekleştirilebilmektedir.
Haberleşme uyduları nasıl çalışır-Uydu çeşitleri- Uydu teknolojisi- Yörüngeler-haberlesme-jpg
 

Yörüngeler: Uydular, KEPLER yasalarına göre hareket ederler. Uydu ne kadar yüksekteyse, o kadar yavaş hareket eder. Echo 1 gibi alçak yörüngeli bir uydu, gökyüzünde oldukça hızlı hareket eder ve bir turunu iki saatte tamamlar. Uyduların hızlı olması, onları izleyen antenlerin de hareket etmesini gerektirir. Oysa 36 000 km'lik yükseklikte, bir tur süresi 23 saat 56 dakikadır. Uydu ekvator üstündeyse, Dünya'y-la aynı hızda dönecektir (4 dakikalık eksiklik, Dünya'nın Güneş çevresinde dönüşü nedeniyle yıldızlara göre geri kalmasından kaynaklanır).
Bu yere göre değişmeyen ya da eşzamanlı yörünge, birçok üstünlüğü olduğu için, haberleşme uydularının çoğunda kullanılır: Yer istasyonları, gökyüzünde hep aynı noktaya yöneltilebilir; uydudaki antenlerin doğrultusu, duyarlı biçimde ayarlanabilir. Ekvator üstünde yeralan yörünge, Dünya'nın, insanların yaşadığı pek çok bölgesini içine alan 60° kuzey ve güney enlemleri arasındaki kuşağı kapsar. Yüksek yörüngedeki uydu, Dünya'nın gölgesine, alçak yörüngeli bir uydudan daha seyrek girer; böylece, güç sağlayan güneş pilleri, aşağı yukarı kesintisiz çalışabilir. Ayrıca, alçak yörüngeler hızla bozulur. 1 600 km yükseklikte dünya atmosferinin oluşturduğu sürtünme, uydunun yörünge enerjisini yitirmesine ve sonunda yanmasına neden olmaktadır.
Eşzamanlı yörüngelerin de sakıncalı yanları vardır: Sinyaller daha uzağa taşınacağı için, hem daha fazla güç gerektirir, hem de gecikir. Radyo dalgaları saniyede ' 300 000 km/san hızla hareket ettiklerinden. Dünya ile uydu arasında, her sinyalde 120 milisaniye kadar bir gecikme olmaktadır. Bu, bir mesaj ile yanıtı arasında, yarım saniyelik bir gecikme verir. Söz konusu gecikmenin, uydu yoluyla telefon haberleşmelerini engelleyeceği sanılmış, ama uygulamada bunun önemli olmadığı görülmüştür.
Günümüzde kullanılan uyduların aşağı yukarı tümü, eşzamanlıdır. Yalnızca Sovyetler Birliği, elips biçiminde yörüngelere oturtulan Molniya (Şimşek) uydu ağından yararlanır. Molniya'ların, Dünya'ya en yakın noktalan (yerberi) 500 km, en uzak noktaları (yeröte) ise 40 000 km'dir. Bu, tam 12 saatlik bir yörünge demektir. .Uydular ekvator üstünde bir yörünge yerine hafifçe eğik bir yörünge izlediklerinden, yeröte noktası S.S.C.B. üstünde yeralmakta ve uydular Sibirya üstünde 8 saat kalmaktadır (eşzamanlı yörünge için olanaksız bir durum). Büyük Okyanus' un güneyinde Dünya'ya yaklaşan (yerberi) uydular hızlanmaktadır.
Reklam
 
alltaki linkleri kullan
 
 
 
Bugün 10 ziyaretçi (79 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=

Bilgisayar İnternet Toplistler